20 Kasım 2014 Perşembe

Henry Miller - Yengeç Dönencesi

Dobra bir kitapla yine karşınızdayım; dobra, sert, açık sözlü, net, dümdüz. Otobiyografik özellikler taşıdığını göz önünde bulundurursak Henry Miller'ın en azından belli bir dönem tam olarak hayatı yaşadığını, hissettiğini söyleyebiliriz.

Paris'te bir Amerikalı olarak anlatmış Miller olanı biteni. Zaman mevhumu pek yok. Zaten bu kitaba bir kurgu demek bence çok doğru da değil. Gerçekten de daha çok biyografik, otobiyografik bir eser. Tabii ki kurgu izlenimi veriyor ama o kadar olur.

Esasında bana sorsanız bu kitabı tavsiye eder misin diye direkt savunmaya geçerim 'yaa işte oku tabii de ne bileyim, falan filan' diye; kıvırırım, mırın kırın ederim, ipe sapa gelmem, hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Sebebi de mezhebimin bu kadar geniş olmaması. Bu kitapta bu durum cinsellik için geçerli belki; ancak benim açımdan bir yazar derdini daha edebi anlatabilecekken bu kadar açık seçik anlatınca olmuyor. Yani en başta sıkılıyorum. Ne bileyim, mesela anesteziyi anlatan bir kurgu okusam da aynı şey geçerli olurdu. Sürekli bağırsaklarını şöyle yırttı attı, kalbini damarlarından kopardı gibi ifadeler çok sert olurdu, değil mi? Hah işte, bu kitabın sevemediğim yanı o oldu. Sebebini pek bilmiyorum ama henüz hiç okumamış olmamama rağmen insanların yazdıklarından yola çıkarak diyebilirim ki ben Hakan Günday okuyunca da pek beğenmeyebilirim. Ön yargıya gel...

Kitap süresince karakterimizin çektiği özellikle maddi sıkıntılar ve bunun getirisi olarak açlık teması süper işlenmiş yalnız. Zaten beni rahatsız eden gereksiz sertliğini bir kenara bırakırsak harika tespitler ve cümleler barındıran bir eser olduğunu söylemem lazım. Her şeyi geçtim bir insanın kafasından geçenleri okuyorsunuz ki bu bence okura yeni bir bakış açısı kazandırmak, yeni bir insan tanıtmak gibidir. İlk defa tanışacağınız birisi bu kafada bir birey olursa 'aa, ben bu adamı tanıyorum ya' güveni oluşturur insanda. Kitap okumayı sevme sebeplerimde başa oynar bu düşünce.

Velhasılıkelam, Yengeç Dönencesi nevi şahsına münhasır bir kitap. Herkese tavsiye etmiyorum. Kendine güvenen, ben yeniliğe açığım diyenlere daha çok hitap ediyor. Bilin yani. Ondan sonra yok Mustafa'yı da adam bildik de beğendiği kitabı okuduk falan olmasın. Üzmeyin beni. Ben de insanım.

Hadi kalın sağlıcakla.
 
 

6 yorum:

  1. Oy oy oy, Miller'lanmışsın sen:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllanmışım gibi oldu bu. Hadi öyle olsun. :)

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Al işte, yapıcı tavrınızın hastasıyım efem since nayntiin eytieyt. Okumuyorum lan, okumuyorum var mı? Yiyorsa ben Kayıp Zamanın İzinde siparişimi verdim, gel orda kapışalım!

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim daha siparişim gelmedi yaa. :/ Ama bu sefer yetişeceğim seni, kaçabildiğin kadar kaç!

      Sil