2 Şubat 2013 Cumartesi

Nazan Bekiroğlu - Nun Masalları

Nazan Bekiroğlu'nun ilk kitabı olan Nun Masalları'nı okudum nihayet. Sırf kapağının beni çekmesinden midir nedir bilmiyorum ama uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Bu vazifemi de yerine getirmiş olmanın verdiği haklı gururu yaşıyorum şu an.

Kitabın adında masal kelimesi geçiyor ama bir öykü kitabı ile karşı karşıyayız. İlk iki bölüm iki ayrı hikaye, sonraki bölüm ise Diğerleri olarak adlandırılmış öykülerden oluşuyor. En sonda da Şair Nigar Hanım ile ilgili ki kendisi aynı zamanda Nazan Bekiroğlu'nun doktora tez konusudur, bir bölüm mevcut. Ben özellikle kitabın ilk öyküsü olan Hattat ve Padişah'ı çok sevdim.

Daha önce Lâ: Sonsuzluk Hecesi'ni ve Cümle Kapısı'nı okumuştum Nazan Bekiroğlu'nun kitaplarından. Lâ'yı bir kenara bırakırsak Cümle Kapısı ve Nun Masalları hemen hemen aynı kalitede diyebilirim bana göre. Ama tabii ikisinin toplamı bir Lâ eder mi bilmiyorum. Abartmayı seven bir insan olduğum doğrudur, hele ki söz konusu sevdiğim bir kitapsa.

Şimdi burda Nazan Bekiroğlu'nun onca kez adı geçmişken kendisiyle hemşehri olduğumuzu söyleyip hava atmazsam tabii ki çatlarım. Memleketimden böyle güzel insanlar çıkması ne güzel. Şimdi bir kendime bakıyorum bir de Nazan Bekiroğlu'na, sonra da utanıyorum bu yaptığımdan. Lütfen bu bahsi kapatalım, kendimi kötü hissetmeye başladım.

Neyse, bu sefer uzatmayayım ve kitaptan birkaç alıntı ile bitireyim istiyorum. Yazacaklarımdan fazlası (ve belki de, hatta elbette daha güzelleri) kitapta mevcut. Okumanız ve okutmanız dileğiyle...
  • Ben ağlamalıyım ve diyordu, biri bana ne kadar güzel ağlıyorsun, gözyaşların ne kadar güzel demeli. 
  • Terk edeceğim kimsem olmadığı için, seni, yalnız seni terk edeceğim. 
  • Bütün bu acılarım yaşayamadıklarımdan ve yaşatamadıklarımdan ileri geliyor.
  • İşte şimdi ama neden tam olmaması gereken yerde ve zamanda? Anlatmasam aşkım beni yok ediyor. Anlatsam, ben aşkımı.
  • Yaz, dedi, bütün mutluluklar birbirinin aynı. Ama mutsuzluklar birbirine uymuyor ve acılar birbirine benzemiyor.
  • Hiçbir azabın anlaşılamamak dahası yanlış anlaşılmak kadar büyük olamayacağını fark etti. Çünkü yanlış anlaşılmak beraberinde yanlış anlamayı da getiriyordu.
  • Ben olmasam kim bahsedebilir yağan yağmurdan? Yağmur ben gördüğüm için yağıyor. Ben olmazsam yağmur olmazdı. Yağmur aslında benim içime yağıyor.
  • İnsan, gün ışığına tahammülü kalmadığı için yapay ışıklarla aydınlatılan bir minyatürün önünde, eğer kendisi ışık saçmıyorsa, neyi görebilir ki?

6 yorum:

  1. iyi kitaptır hele bir de "kara yağmur" bölümü var ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karadenizli olduğu için yağmur, hayatının bir parçası olmuş. Yazma ve ifade yeteneği olduğu için de yağmur hakkında herkesin söyleyemeyeceği şeyler söyleyebiliyor.

      Ve evet, iyi kitap. :)

      Sil
  2. nazan bekiroğlu candır..
    bende de "nar ağacı" var... yakın zamanda okumayı düşünüyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nar Ağacı bende de var ama peş peşe iki kitabını okumuş olmamak için araya farklı yazarlardan bir iki kitap serpiştireyim dedim. İlerleyen zamanlarda okuyacağım inşallah.

      Sil
  3. Şair Nigar Hanım , Halide Edip Adıvar ,Cam Irmak Taş Gemi haricinde tüm kitaplarını okudum ..Köşe yazılarını da takip etmeye çalışıyorum.Onu okuyunca öyle sıradan buluyorum ki kendimi yorum yapmasam daha iyi olacak..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Epey azaltmışsınız siz, ne güzel. :)

      Sil