25 Haziran 2015 Perşembe

Carlos María Domínguez - Kağıt Ev

"Kitapları buluyor ve onların bizi başka bir yere götürmelerine olanak tanıyoruz."

En güzel kitap çeşidi (kitap çeşidi?) hangisi diye sorsalar üşengeç ruhumdan olsa gerek görünüşte ince (fit olmak önemli) ama içerikte devasa olanlar derdim sanırım. Mesela bu kitap, Kağıt Ev. 96 sayfacık, zaten yer yer resimler de var, rahat okunuyor, su gibi akıyor, bir saatte bile bitebilir. Bunlar hep görünüşün aldatıcılığı işte. Çünkü içerik devasa ve kitap bittiğinde balyozu elinize alıp duvarlara vurmaya başlayabilirsiniz. Ne demek istediğimi anlamadıysanız ve umrunuzdaysa kitabı okumanız lazım.

Niye böyle bir giriş yaptığımı bilmiyorum.

Jaguar Kitap son dönemde adını az ama öz yayımları ile ön plana çıkaran bir yayınevi. Gerçekten takdire şayanlar. Hani bastıkları kitapları daha önceden biliyor muydun deseniz hayır; ancak edebiyat konusunda fikrine ve zevkine güvendiğim herkes övdüğüne göre bir ön yargı edineceksem bunun olumlu olmasında bir sakınca görmüyorum. Sanırım zamanla bastıkları tüm kitapları okuyacağım. Kağıt Ev gerçekten iyiydi çünkü. Tabii ben kitabı orijinal dilinde okumadım. O halde bu kadar beğenmemi çevirmene de borçluyum biraz. Seda Ersavcı çok güzel bir çeviri yapmış. Ellerine sağlık.

Peki, nsaıl bir kitap bu Kağıt Ev? Kitap içerikli bir kitap. Evet, herhalde böyle demek yanlış olmaz. Kitabın karakterleri hayatları kitap olan insanlar. Yediğinden içtiğinden kısıp kitap alan, evlerini binlerce kitapla dolduran, konuştukları ve düşündükleri kitap olan, dostlukları ve hatta suskunlukları bile edebi kişiler. Ve evet, böyle kişiler sonunda kafayı yiyor. Yani hepimizin sonu böyle olabilir. Bence bi' sakıncası yok.

Kitabın içinde çok fazla referans var, özellikle Joseph Conrad'ın Gölge Hattı isimli eseri özel bir yere konmuş. Ne yazık ki okumuş değilim o kitabı. O yüzden sanki bir şeyler eksik kaldı ama yine bir sürü yazarın ve eserin bahsi geçiyordu. Benim için önemli olanlardan birisi Yüzyıllık Yalnızlık ve kasabamız Macondo'nun adını görmek oldu. Özlemiştim. İyi geldi.

Kitapla ilgili şöyle ufak bir sıkıntım oldu ilk başladığımda: isimleri karıştırdım çokça. Yani bu kimdi, ya bu akademisyen olan mıydı, yoksa şu muydu falan derken kitabın yarısında ancak oturttum isimleri. Ama bu tabii ki kitabı yermem için yeterli ve geçerli bir sebep değil.

Kitaplara 'aşık' insanlardansanız eğer aslında bu kitabı okumasanız belki daha iyi. Ben de böyle mi olacağım sonunda hissi hoş olmayabilir. Ama olabiliyorsanız sizi yermeyeceğimi bilin, bilakis takdir ederim. Hatta size imrenirim. Mesela benim kitap sevgimi belirtecek bir katsayım olsa değeri pi'nin virgülden sonrası ile ifade edilebilirdi. Bu cümle şimdi aklıma geldi ve konumuzla hiçbir alakası olmamasına rağmen yazmak istedim. Dursun burda.

Bu minik ama çok güzel kitabı herkese tavsiye ediyor ve huzurlarınızdan ayrılıyorum. Böylece huzursuz oluyorum. (Bugün kafam hiç iyi değil sanırım.) Kalın sağlıcakla efendim.

"Bir vazo, bir kahve makinesi yahut bir televizyon bir kitaptan çok daha önce eskir yahut kırılıp bozulur. Bir kitap, sahibi onu parçalamak, sayfalarını yırtmak, ateşe atmak istemediği sürece işlevini yitirmez."

4 yorum:

  1. Bu kitabı okuyan arkadaşlarım hep öneriyor. İlk siparişimde alınacaktır efendim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle umuyorum ki pişman olmayacaksınız efendim. :)

      Sil
  2. benim de sıkça gördüğüm kitap , şimdi anlatımından oldukça ilgi çekici geldi ama nedense öyle gibi gelmemişti daha önce , bu karmaşa da burada dursun o halde :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) İlginç bir kitap ama gerçekten de. Bence bir şans verilmeli.

      Sil