Öncelikle 2013 hakkında bir iki kelam edelim bakalım. Nalet yıl! Bu kadar insan ölür mü lan?! Büyüğe saygı da kalmadı arkadaş. Bir an önce bit hakikaten yani. Ben bu satırları yazarken Michael Schumacher de yoğun bakımda. Hadi be Schumi, şu 2013'ü atlatırsan bir şeyin kalmaz evelallah.
Benim için 2013'se diyebilirim ki üniversiteye hazırlanmak için dersaneye gittiğim yıldan sonraki ilk adam gibi, planlı programlı yaşadığım yıl oldu. İşe git, eve gel, kitap oku ya da film izle. Bu kadar! Tabii bu iki başlık altında kitap almak için bir yerlere gitmek olabileceği gibi film izlemek için de sinemaya gitmek ya da gitmemek var. İstisnaların kaideyi bozmayacağını varsayarsak (bu lafı da işime gelince bozmaz, işime gelince bozar şeklinde kullanmayı çok seviyorum) bütün 2013 bu(ydu). Bayram tatilleri için memlekete gidebildiğim sınırlı süreler ise tabii ki değerlendirme dışı. Onları MasterCard bile karşılayamıyor. Şimdi reklamlar gibi oldu. :)
Peki, şimdi biliyorum ki içinizden bir iki tez canlı çıkıp soracak hemen. Madem bütün yılın bu iki uğraşla geçti, say lan, ispat et diye. Ben de diyeceğim ki bi kere o soru cümlesi olmadı. Şimdi sakin ol ve o grameri yere indir. Hahaha... :) Zevzeklikte nirvanayı gördüm yine. Bazen çok bozuyorum, anında hem de. Biri beni durdursa ne güzel olur.
Şimdi, geçen yıl okuduğum kitapların listelerine (entel olduğum için birden fazla yerde tutuyorum listelerimi, evet) Vikitap ya da Goodreads hesaplarımdan bakabilirsiniz. Bu yıla başlarken kendime yıllık 20 kitap okuma hedefi koymuştum. Daha sonra 30 olmuştu o. Daha sonra da 40 yapmıştım. Yıl sonunda ise görüyorum ki 45 kitap bitirmişim. Hayatımın kitap okuma konusundaki en verimli senesi yapıyor bu da 2013'ü. Yani az daha fırsatım olsa haftada bir kitaba çekebilirmişim ortalamayı ama yıl dediğimiz uzun bir süreç ve bu yıl bu kadar oldu. Önümüzdeki senelere bakacağız artık.
Bu 45 kitaptan aşağıda listeleyeceğim birkaçını özellikle herkese tavsiye ederim. Bu arada okuduğum tüm kitaplar hakkında da yazdım yıl boyu. Yani merak eden olursa buralarda bir yerlerde olmaları lazım, fazla uzağa gitmiş olamazlar. İşte o kitaplardan özellikle sevdiklerim:
- Aylak Adam
- Sonrası Kalır I - II (sadece ikinci kitabı 2013'te okudum ama bu ikisini ayırmak olmaz diye böyle yazdım)
- Atlas Silkindi
- Satranç
- Yüzyıllık Yalnızlık (bu kitabı öyle böyle beğenmedim)
- Dinle Küçük Adam (keşke herkes okusa)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi
- Cesur Yeni Dünya
- Tutunamayanlar (ilerde Arada Kalmışlar isminde bir kitap yazarsam bu kitaba bir saygı duruşu olacak)
- Tek Adam
- Yaratma Cesareti (aslında bunu herkese tavsiye etmiyorum, zor bir kitap nitekim)
- Dava
- Yabancı
Sayı çok olduğu için hepsini tek tek anamayacağım. Aslında az izlesem, okuduğum her kitap gibi izlediklerim hakkında da yazardım ama ı ıh, şu haliyle mümkün değil. Yine de filmlerden birkaçının ismi bu yazıda geçmeli. İlle de izleyin demiyorum, ben çok beğendim diyorum bu filmler için:
- The Fall (yok böyle bir şey, şu filmi izledikten sonra Tarsem Singh gelsin, Puslu Kıtalar Atlası'nı da çeksin istedim)
- American History X
- Back to the Future serisi
- Les Miserables
- Pardon
- Star Wars (ancak izledim, evet. İzleme sıram: 4-5-6-1-2-3-4-5-6)
- Cidade de Deus
- La môme (şu filmi izlediğimden beridir Marion Cotillard'a normal insan gözüyle bakamıyorum)
- Magnolia (Paul Thomas Anderson filmi, bilmiyorum ki başka ne diyeyim)
- The Wizard of Oz (meğersem ne güzelmiş, geç kalmışım izlemek için)
- Beetle Juice (Evet, haklısınız, buna da çok geç kalmışım)
- Grbavica
- Gravity (Alfonso Cuaron hayranlığım artarak devam ediyor)
- Devrim Arabaları
- Il buono, il brutto, il cattivo (halk arasında bilinen adıya İyi, Kötü ve Çirkin)
- Little Miss Sunshine
- Awaara (müziğini bilmeyen yoktur herhalde)
- Persepolis (bu da okullarda ders olarak izletilmesi gerek diye düşündüğüm bir film oldu gerçekten)
- Groundhog Day (çok güzel lan! :))
- Her Şey Çok Güzel Olacak (Bilemiyorum Altan, bilemiyorum repliğini dilime doladı, bırakamıyorum)
- The Office (Threat Level Midnight'ı da unutmamak lazım tabii)
- Twin Peaks (90'lı yıllarda iki sezoncuk çekilmiş bir David Lynch gerilimi, mükemmel!)
- Veronica Mars (Seneye de filmi gelecek, oh ne güzel)
- Dexter (finalini beğenmeyenlerdenim ne yazık ki)
- Breaking Bad (bu da dizi mizi değil, insan olan böyle bir şey çekemez)
- Ruka (1966 yapımı harika bir sistem eleştirisi)
- George Lucas in Love (Star Wars göndermeli on numara bir kısa)
- Geri's Game (Satranç tutkunları için :))
- Le batteur du bolero (favorim)
- Doodlebug (Christopher Nolan'ın ilk göz ağrısı, adam kendini o zamandan belli etmiş)
- The Discipline of D. E. (çok matrak geldi bana, fikir çok hoş)
- Paperman (Oscar aldı zaten, çoğunuz izlemişsinizdir diye düşünüyorum)
Yeni yıl falan aslında umrumda değil. Ben yeni yıla her sene 19 Aralık'ta girdiğimi düşünürüm zaten. Ama o takvimdeki değişiklik ve Dünya genelindeki sinerji (sinerji kelimesini cümle içinde kullanmadan 2013'e elveda deme olmazdı tabii ki) insanı etkiliyor ister istemez.
Neyse efendim, umuyorum ki 2014 sizin için 2013'ten iyi, 2015'ten kötü bir yıl olur. Nice seneler görmemiz dileğiyle...


